




Fenerbahçe, teknik direktörlük görevi için eski kaptanı Emre Belözoğlu ile anlaştığını resmi olarak açıkladı. İsmail Kartal'ın istifasının ardından Portekizli teknik direktör Sergio Conceição ile görüşmelerinden sonuç alamayan Fenerbahçe yönetimi rotayı yerli isimlere çevirdi ve Kasımpaşa'yı çalıştıran Belözoğlu'nu yeniden takımın başına getirdi. Belözoğlu, daha önce 2020-2021 sezonunun son 10 haftasında Fenerbahçe'nin başında teknik direktör olarak görev almıştı. Böylece Belözoğlu'nun Fenerbahçe'deki ikinci teknik direktörlük dönemi başlamış olacak.Kasımpaşa, Fenerbahçe'nin talebi üzerine Emre Belözoğlu'nun kulüpten ayrılmasına kolaylık sağlamıştı.Resmi sözleşmenin imzalanmasının ardından Belözoğlu'nun Pazar günü oynanacak Çorumspor maçında takımın başında yer alması bekleniyor.Futbola Galatasaray'da başladı, UEFA Kupası şampiyonu kadroda yer aldı Emre Belözoğlu, Türk futbol tarihinin en yetenekli ve en çok konuşulan isimlerinden biri. Hem kulüp kariyerinde hem de milli takımda uzun yıllar üst düzey performans gösteren Belözoğlu, futbolculuğunun ardından teknik direktörlük kariyerine adım atarak futbol dünyasındaki etkisini sürdürmüş bir isim.Oyun zekası, mücadeleci karakteri, liderliği ve saha içindeki hırsıyla tanınan Belözoğlu, Türk futbolunun son çeyrek asrına damga vuran figürlerden biri olarak kabul ediliyor.Emre Belözoğlu, 7 Eylül 1980'de İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde doğdu. Futbola küçük yaşlarda başladı, yeteneği kısa sürede keşfedildi.
Profesyonel kariyerine 1996'da Galatasaray formasıyla adım atan genç oyuncu, kısa sürede takımın vazgeçilmez isimlerinden birine dönüştü. Teknik kapasitesi, oyunu yönlendirme becerisi ve yüksek pas kalitesi sayesinde Türk futbolunun gelecek vadeden yıldızları arasında gösterildi.Belözoğlu'nun kariyerindeki ilk büyük başarı dönemi Galatasaray'daydı. Fatih Terim yönetimindeki takımın önemli parçalarından olan Emre, 1996-1997 sezonundan itibaren üst üste dört kez şampiyon olan ve 1999-2000 sezonunda UEFA Kupası'nı da kazanan kadronun genç yıldızlarından biriydi.Galatasaray'ın Avrupa'da elde ettiği bu tarihi başarı, Emre Belözoğlu'nun uluslararası futbol çevrelerinde tanınmasını sağladı.
Avrupa'nın büyük liglerinde oynadı, Fenerbahçe'de kaptanlık yaptı2001'de İtalya'nın köklü kulüplerinden Inter'e transfer olan Emre Belözoğlu, Avrupa'nın en zorlu liglerinden biri olan Serie A'da mücadele etmeye başladı.Inter formasıyla geçirdiği yıllarda zaman zaman sakatlıklar yaşasa da teknik yeteneğiyle dikkat çekti. İtalya'da edindiği deneyim, oyun anlayışının gelişmesine ve uluslararası seviyede daha olgun bir futbolcu haline gelmesine katkı sağladı.Inter kariyerinin ardından İngiltere Premier Lig ekiplerinden Newcastle United'a transfer olan Belözoğlu, burada da kaliteli performanslar sergiledi. Ancak 2006'da Newcastle United forması giydiği sırada Everton maçı sonrası, rakip oyuncuların şikayetiyle İngiltere'de ırkçılık suçlamasıyla hakkında soruşturma açıldı. İngiltere Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu, yeterli delil bulunamadığını açıkladı. 2008 yılında Türkiye'ye dönen Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'ye transfer oldu. Bu transfer, kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendirildi. Emre Belözoğlu'nun, 2012'de Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sırasında Didier Zokora'ya yönelik ırkçı söylemde bulunduğu iddia edildi. Belözoğlu "Kalbimde ırkçılık adına en ufak bir şey besliyorsam, Allah bu kalbimi yerinden çıkarsın" diyerek suçlamayı reddetti. Belözoğlu, yargıya taşınan olayda 2014'te "spor alanında din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret" suçundan 2,5 ay ertelenmiş hapis cezası aldı.
Fenerbahçe formasıyla yıllarca takım kaptanlığı yapan Emre, taraftarların sevgisini kazandı ve takımın lideri konumuna yükseldi. Sahadaki enerjisi, mücadele gücü ve tecrübesiyle Fenerbahçe'nin başarılarında, özellikle de 2010-2011 sezonundaki şampiyonluğunda önemli rol oynadı.2012 yılında İspanya'nın önde gelen kulüplerinden Atlético Madrid'e transfer olması, kariyerindeki bir diğer önemli adım oldu. Burada kısa süre geçirmesine rağmen Avrupa futbolunun elit seviyesinde mücadele etmeyi sürdürdü. Daha sonra yeniden Fenerbahçe'ye dönen Emre Belözoğlu, kariyerinin son dönemlerinde de üst düzey performans göstermeye devam etti.
Milli takımın değişmez isimlerinden biri olduEmre Belözoğlu'nun milli takım kariyeri de oldukça dikkat çekiciydi. Türkiye A Milli Futbol Takımı formasını 101 kez giyen Emre Belözoğlu, ülkesini birçok uluslararası turnuvada temsil etti. Özellikle 2002 Dünya Kupası'nda Türkiye'nin elde ettiği dünya üçüncülüğünde önemli katkılar sağladı.Ayrıca Euro 2008'de yarı finale yükselen milli takım kadrosunun deneyimli isimlerinden biri olarak öne çıktı.Futbolculuktan teknik direktörlüğeEmre Belözoğlu'nun kariyeri yalnızca başarılarla değil, zaman zaman yaşanan tartışmalarla da gündeme geldi. Saha içindeki sert ve hırslı karakteri nedeniyle hakemler, rakip oyuncular ve taraftarlarla çeşitli polemikler yaşadı. Bununla birlikte birçok futbol otoritesi, onun rekabetçi yapısının başarılarının temel unsurlarından biri olduğunu savundu.2020 yılında aktif futbolculuk kariyerini sonlandıran Belözoğlu, kısa süre sonra teknik direktörlük ve futbol yöneticiliği alanlarında görev almaya başladı. Fenerbahçe'de sportif direktör olarak çalıştıktan sonra teknik sorumluluk üstlendi. 2020-2021 sezonunda Erol Bulut'un görevden ayrılmasının ardından Fenerbahçe Teknik Direktörü olarak 10 lig maçında 7 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.
Fenerbahçe'de puan ortalaması 2.30Maç başına 2.30'luk puan ortalaması yakalayan Belözoğlu'nun yönetimindeki Fenerbahçe o sezon eğer Sivasspor'a yenilmeyip sahasındaki maçı kazansaydı, son haftaya lider girecek ve diğer sonuçların aynı kalması durumunda 2020-2021 sezonunu Süper Lig şampiyonu olarak tamamlayacaktı.Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'den sonra Başakşehir ve çeşitli Süper Lig kulüplerinde teknik direktörlük görevleri yaptı.Futbolculuk dönemindeki oyun bilgisi ve liderlik özelliklerini antrenörlük kariyerine taşımaya çalıştı.Teknik direktör olarak da ofansif futbol anlayışını benimseyen Emre Belözoğlu, genç oyunculara fırsat vermesi ve modern futbol prensiplerine önem vermesiyle dikkat çekti. Son olarak Kasımpaşa'da görev yapan Emre Belözoğlu, bu kulüpte başarılı bir performans sergilemişti. Kasımpaşa bu sezon Emre Belözoğlu yönetiminde 11 maçta beş galibiyet, beş beraberlik ve bir mağlubiyetle 17 puan toplamış ve ligde Fenberbahçe'nin üzerinde beşinci sırada yer almıştı.
Kaynak: BBC
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin dördüncü haftasında Galatasaray'a 2-0 yenilen Almanya temsilcisi Stuttgart'ın teknik direktörü Sebastian Hoeness, iyi performans sergilemelerine rağmen mağlup olduklarını söyledi.
Alman teknik adam, RAMS Park'taki maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Müsabakayı değerlendiren Hoeness, "İyi oyun çıkardığımız düşünüyorum. Olağanüstü atmosfere rağmen oyunumuzu sergileyebildik. Birkaç ümit vadeden fırsat yakaladık. Galatasaray ne yazık ki 2 gol attı. Bizim açımızdan acı bir son oldu. Böyle olmasını istemezdik." dedi.
İkinci yarıda gol için baskı kurmalarına rağmen istediklerini alamadıklarını dile getiren 44 yaşındaki teknik adam, "Rakibin bu kadar erken öne geçmesi bizim açımızdan iyi olmadı. Ofansif olarak tehlikeli durumlarla karşı karşıya kaldık. Bizim açımızdan da ofansif durum vardı ama sonuca yansımadı. İkinci yarıda momentumu değiştirmek için birçok fırsat yakaladık ama golü bulamadık. Baskı yaptık ama gol atmadığınız sürece işe yaramıyor. Takımımı yine de tebrik ediyorum. Herkes iyi performans sergilediğimizi ve elimizden geleni yaptığımızı gördü. Atmosfere rağmen rakibe çok iyi karşılık verdik. Bu sonuçtan memnun değiliz. Biraz karmaşık duygular yaşıyorum." diye konuştu.
Maçın kaderini ilk 15 dakikada atılan gollere bağlayan Hoeness, "İlk yarıda iki gol yemek maçın kaderini belirledi. Orada iyi savunma sergileyemedik. Oyunun kader anı ve bizim için en büyük zayıflık anı oydu. Geri dönüp zayıflıklarımızdan konuşmak istemiyorum. Olağanüstü fırsatlar da yakaladık ama golü bulamadık." ifadelerini kullandı.
Sebastian Hoeness, cesur oynadıkları yönündeki yorum üzerine, "Bir gol atsaydık övgüler alacaktık. Artık önümüzde bakmamız gerek. Sahaya tabii ki cesur çıkmak gerekiyor. O cesaret bize ilerleyen bölümde toparlanma fırsatı verdi." diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: AA
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin dördüncü haftasında konuk ettiği Almanya ekibi Stuttgart'ı 2-0 yenen Galatasaray'da kaleci Uğurcan Çakır, teknik direktör Okan Buruk'un bu maç için takımı çok iyi hazırladığını söyledi.
Uğurcan Çakır, RAMS Park'taki müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını aktaran Uğurcan, "Bence bugün baştan sona oyunun hakimiydik. Batrakov'un performansıyla 2-0 öne geçtik. Takım arkadaşlarım gerçekten çok büyük mücadele etti. Taraftarımız harikaydı, onlara da teşekkür etmek istiyorum. Takım arkadaşlarıma da teşekkür etmek istiyorum. Okan hocamız, bu maça bizi çok iyi hazırladı. Galip geldiğimiz için mutluyuz. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 6 puana ulaştık. Trendyol Süper Lig'deki Amed Sportif Faaliyetler maçına hazırlanacağız." ifadelerini kullandı.
Uğurcan Çakır, bireysel performansıyla ilgili çok fazla konuşmak istemediğini dile getirerek, "Ben her zaman takım arkadaşlarıma, hocalarıma, saha içinde ve saha dışında yardımcı olmaya çalışıyorum. Sezon başlarında biraz maç ritmi bulmaya ihtiyacım oluyor. Yavaş yavaş maç ritmimi yakalıyorum. Bu sezon çok sık aralıklarla maç oynadık. Bireysel performanstan ziyade önemli olan takımımızın galip gelmesiydi. Ben takım arkadaşlarımı, hocalarımı ve bütün personeli tebrik ediyorum. Taraftarlarımızı tebrik ediyorum." diye konuştu.
"Kazanabildiğimiz kadar maç kazanmak istiyoruz"
Uğurcan Çakır, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde kazanabilecekleri kadar maç kazanmak istediklerini dile getirdi.
Şampiyonlar Ligi'nin çok zor bir organizasyon olduğunu aktaran Uğurcan, şöyle devam etti:
"Kazanabildiğimiz kadar maç kazanmak istiyoruz. Geçen sene topladığımız puandan daha fazlasını toplamak istiyoruz. İlk 24'ün içine girip, son 16 takım arasına kalmak istiyoruz. Lille deplasmanında iyi bir oyun oynadık. Sporting deplasmanında kötü bir hakem yönetiminden sonra mağlup olduk. Bence o maçın da hakimiydik, öne de geçmiştik. Barcelona da bu Şampiyonlar Ligi'nin favorilerinden biri. Dünyanın en iyi takımlarından biri. Onlara karşı da ilk yarı bence özellikle çok iyi mücadele sergiledik. 2-0'ı bulabilseydik maç belki de daha farklı olabilirdi. Çünkü çok iyi mücadele etmiştik. Fenerbahçe maçındaki galibiyetten sonra bu maça biraz daha özgüvenli çıktık."
Takım arkadaşlarının çok iyi oynadığını aktaran 30 yaşındaki file bekçisi, "Okan Hoca özellikle bizi çok iyi hazırladı. Çünkü onların bire bir baskı yapacağını biliyorduk. Ben de Barış Alper Yılmaz'a, Victor Osimhen'e, Yunus Akgün'e topu aktarmaya çalıştım. Bazen istediğim gibi vurdum, bazen vuramadım. Onları koşturup bire bir baskıda alanları açmak istiyorduk. Bunu da bence iyi yaptığımızı düşünüyorum. Takım arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Ayaklarına, yüreklerine sağlık." değerlendirmesinde bulundu.
Uğurcan Çakır, attığı 2 golle maça damga vuran Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un çok iyi bir oyuncu olduğunu belirterek, "Batrakov, genç ve yetenekli bir oyuncu. Son haftalarda takıma alıştıkça performansı arttı. İngilizce de öğrenmeye çalışıyor, ilk geldiği zamana göre bu konuda bayağı ilerledi. Çok güzel bir insan, onun başarılarıyla biz de mutlu oluyoruz. Takıma alıştıkça form düzeyi de yukarı çıkıyor. Bugün harika bir maç oynadı." diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: AA
TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Erzincanspor, sahasında oynadığı 52 Orduspor FK karşılaşmasında yaşanan çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk edildi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliğinin 3 Kasım 2026 tarihli disiplin sevkleri açıklamasında, Erzincan Futbol Yatırımları A.Ş. hakkında disiplin işlemi başlatıldığı bildirildi.
Açıklamada, 1 Kasım 2026 tarihinde oynanan Erzincan Futbol Yatırımları A.Ş.- 52 Orduspor FK müsabakasında yaşanan çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle kulübün Futbol Disiplin Talimatı'nın 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verildiği belirtildi.
TFF'nin disiplin sevkleri listesinde 13. sırada yer alan Erzincan temsilcisi hakkında uygulanabilecek yaptırımlar, PFDK'nin yapacağı değerlendirme sonucunda belli olacak.
Kaynak: İHA
İspanyol futbol takımı Tenerife'nin 30 yaşındaki forvet oyuncusu Jesus de Miguel, ikinci lig maçındaki çarpışmada aldığı darbenin ardından hayatını kaybetti. De Miguel, Pazartesi günü FC Andorra ile oynanan maçta kaleci Jesus Owono ile sert bir şekilde çarpışarak kafasından ve göğsünden yaralandı. Owono, yaptığı müdahale nedeniyle kırmızı kart gördü. Pazartesi günü de Miguel'in durumu 'istikrarlı ama ağır' diye tanımlanmıştı, ancak sağlık durumu Salı sabahı kötüleşti ve İspanyol oyuncu hayatını kaybetti. Taziye mesajları Kulüpten yapılan açıklamada, "Kalplerimiz kırık, boğazımızda bir yumrukla ve bunun gerçek olduğuna inanamayarak, Jesus de Miguel Alameda'nın trajik ölümünü duyuruyoruz" denildi.Açıklamada, "Teselli edecek hiçbir söz yok. Bu ezici üzüntüyü hafifletecek hiçbir şey yok. Acı çeken ailesinin, sevdiklerinin ve bugün bu acımasız kaybı yaşayan tüm Tenerife halkının yanındayız" ifadeleri yer aldı.Tenerife'nin Pazartesi günkü rakibi Andorra da "Kalplerimiz kırık ve yıkılmış bir halde, Jesus de Miguel'in ailesine, tüm takım arkadaşlarına, dostlarına ve CD Tenerife'ye en içten taziyelerimizi iletiyoruz" şeklinde bir mesaj yayımladı.Andorra'nın sahiplerinden eski Barcelonalı Gerard Pique, "Tüm kalbimle üzgünüm. Huzur içinde yat, Jesus" dedi.Olay, Tenerife ve Andorra'nın uzatma dakikalarının yedinci dakikasında maç 2-2 berabere devam ederken meydana geldi.Owono, topu uzaklaştırmak için orta sahaya doğru koşarken de Miguel ile çarpıştı. Forvet oyuncusu, sağlık ekiplerinin müdahalesi altında sahada bir süre hareketsiz yattı. Daha sonra Tenerife'deki staddan ambulansla hastaneye götürüldü.De Miguel'in takım arkadaşlarından bazıları gözyaşlarına boğuldu.Hakem, Owono'ya doğrudan kırmızı kart gösterdikten sonra maçı durdurdu.İspanyol medyası, de Miguel'in ambulansta kalp krizi geçirdiğini ve hastaneye götürülürken sağlık görevlileri tarafından hayata döndürüldüğünü bildirdi.Tenerife, Pazartesi gecesi durumunu "ciddi ancak stabil" olarak tanımlamıştı, ancak Salı sabahı yapılan bir başka güncellemede de Miguel'in durumunun "nörolojik anlamda kötüleştiği" belirtildi. Jesus de Miguel kimdir?Madrid doğumlu de Miguel, kariyerine 2015 yılında Leganes'te başladı ve İspanya'da sekiz farklı kulüpte forma giydi.Lugo Fuenlabrada ve Internacional Madrid'de oynadıktan sonra Union Adarve, Navalcarnero, Unionistas'ta ve Fuenlabrada kadrolarında yer aldı. 2023'te Castellon'a geçti ve kulübün bir yıl sonra İspanya ikinci ligine yükseldiği sezonda 16 gol attı. İspanyol oyuncu 2025'te üç yıllık bir sözleşmeyle Tenerife'ye geçti ve takım için çıktığı 29 maçta 11 gol attı. de Miguel'in iki yaşında bir kız çocuğu var. Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. .
Kaynak: BBC